TBMM Genel Kurulu

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, “Binaların hiçbir ayrım gözetilmeksizin bombalar altında bırakılmasıyla Gazze bugün orantısız ve her türlü ahlaki temelden yoksun bir saldırı karşısındadır. Taraflarca bölgede gerilimi tırmandıracak, daha fazla kan akmasına yol açacak, sorunları daha da derinleştirecek her türlü adımdan imtina edilmesi gerekmektedir.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, dünyanın gözü önünde bir katliam yaşandığını, uluslararası hukukun yok sayıldığını belirtti. Türkiye’nin yaptığı diplomasi çalışmaları için teşekkür eden Şahin, bunun yeterli olmadığını söyledi. Şahin, “İsrail’e ‘dur’ diyebilecek tek millet olmamız nedeniyle Türkiye’nin 2009 ve 2014’te olduğu gibi daha aktif diplomasi yönetmesi gerektiğinin altını çizmek istiyorum.” dedi.

-“Çatışmanın Suriye-Irak eksenine yayılma ihtimaline karşı dikkatli olmalıyız”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, İsrail ve Filistin’de yaşanan çatışmaların ve şiddetin geldiği noktanın savaş hukukuna ve insan haklarına tamamen aykırı olduğunu vurguladı. Usta, doğrudan sivilleri hedef alan insanlık dışı eylemlerin, tarihe bir utanç vesikası olarak geçeceğini kaydetti.

Filistin-İsrail hattını tamamen kuşatan bu çatışma ortamında, en büyük endişenin bölgenin ABD, Rusya ve İran gibi aktörlerin taraf olduğu bir vekalet savaşına doğru sürüklenmesi olduğunu ifade eden Usta, İsrail-Filistin hattında gerçekleşebilecek bir vekalet savaşı ihtimalinin hem ABD’nin bölgeye uçak gemisi intikal ettirmesiyle hem de Rusya ve İran’ın yapmış olduğu açıklamalarla giderek güçlendiğini söyledi. Usta, “Suriye-İsrail sınır hattında bulunan ve halihazırda İsrail’in işgali altında olan Golan Tepeleri üzerinde bu çatışma ortamının Suriye-Irak eksenine doğru yayılma ihtimaline karşı son derece dikkatli olmalıyız.” dedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da İsrail-Filistin çatışmasında MHP olarak görüşlerini dile getirdiklerini, derhal ateşkesin tesis edilmesi ve tarafların eş zamanlı olarak itidalli, aklıselim bir çizgiye gelmesi gerektiğini söyledi.

Hükümetin dengeli ve sorumlu duruşunu da desteklediklerinin altını çizen Akçay, Cumhurbaşkanının diplomasi ve diyalog kanallarını aktif hale getirilmesine yönelik attığı ve atacağı adımların mutlaka desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Birleşmiş Milletler’in acilen devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Akçay, “Uluslararası toplum ve kuruluşlar, sorumluluklarını yerine getirip şiddeti ve savaşı önleyecek, barışı tesis edecek bir tutum almaları gerekirken bunun yerine kargaşa, kaos, şiddet ve savaşı körükleyecek tutum takınmaktadırlar. Amerika Birleşik Devletleri’nin savaş gemilerini Doğu Akdeniz’e getirmesi bu kargaşa, kaos, şiddeti körükleyen ve köpürten politikanın en son örneğidir. Bu savaş gemilerinin bölgeye getirilmesinin, bölgede yaşanan hadiselerin çok çok dışında birtakım sebeplere ve amaçlara matuf olduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.

“Üç top kağıt kaybolsa disiplin soruşturması açılır”

Yeşil Sol Parti Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da Amasra’da meydana gelen maden faciasında 43 madencinin hayatını kaybettiğini, Amasra Taş İşleme Merkezinde görevli 23 kişi hakkında açılan davada da olası kasıtla öldürme, bilinçli taksirle öldürme ve taksirle öldürme iddialarıyla çeşitli hapis cezalarının talep edildiğini söyledi. Oluç, “Bu dava dosyasına giren bir yazıda ortaya çıktı, 43 madencinin ölümüyle ilgili yargılanan bu sorumlular hakkında disiplin soruşturması bile başlatılmamış yani bu kadar ağır suçlamalarla dava açılmış ama herhangi bir disiplin soruşturması başlatılmamış bunlar hakkında. Davanın avukatları, protesto ettiler bu durumu ve düşünün, normalde bir kamu kurumunda 3 top kağıt kaybolsa disiplin soruşturması açılır ama bu kadar ağır iddialarla yargılanan kişiler hakkında açılmamış disiplin soruşturması.” ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Anayasa Mahkemesinin, tutuklu milletvekili Can Atalay’ın bireysel başvurusunu görüşmeyi ertelediğini hatırlattı. Cumhuriyetçi Millet Partisinden milletvekili seçilmiş olan Osman Bölükbaşı’nın 67 yıl önce cezaevinde bir daha seçildiğini belirten Başarır, “Koğuşta yemin etti ve dokunulmazlığı kazandığı gün tahliye edildi. Üzülerek söylüyorum ki 67 yıl önceki hukuktan çok daha gerideyiz. Anayasa Mahkemesi bir an önce karar vermeli.” dedi.

Küresel Gıda Fiyat Endeksi’nin gıda enflasyon rakamlarının yayınlandığını bildiren Başarır, Türkiye’nin gıda enflasyonunda dünyada 1. sırayı aldığını, enflasyonun eylül ayında yüzde 75,7 olduğunu söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın bu durumu mücbir sebep olarak açıkladığını kaydeden Başarır, “Ben bu Bakana sormak isterim. Pandemi, evet, bir mücbir sebep ama pandemide sokağa çıkma yasağında bu 5 şirkete sokakta bir araba, uçan bir uçak olmamasına rağmen garanti ettiğimiz paralarını tıkır tıkır verdik. Neden bugün emekliye gelince ‘mücbir sebep?’ Mücbir sebep, uygulanması gereken yerde uygulanmadı, emekliye yapılan zam ve gıda enflasyonuna mücbir sebep. Önce bunun ne demek olduğunu Bakan bir bilmeli, nerede uygulanıp uygulanmayacağını bilmeli.” diye konuştu.

Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerinin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda devam ettiğini anımsatan Başarır,” Emekliyle ilgili 5 bin liralık madde geldi; bir önerge veriyor milletvekili arkadaşlarımız ‘gelin bunu en az 15 bin lira yapalım’ diyor. Haydi, ben iki gruba da sesleniyorum: Gelin bunu 15 bin lira yapın.” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu da Filistin ve İsrail arasında yaşanan gerilimin, İsrail’in sivillere yönelik saldırısı boyutuna geçtiğini söyledi. İşgal altındaki Gazze’nin suyunun, elektriğinin kesilerek en temel ihtiyaçlarına dahi ulaşamayacak durumda bırakıldığını hatırlatan Yenişehirlioğlu, Gazze’nin tamamen abluka altına alındığını kaydetti. Yenişehirlioğlu, “Binaların hiçbir ayrım gözetilmeksizin bombalar altında bırakılmasıyla Gazze bugün orantısız ve her türlü ahlaki temelden yoksun bir saldırı karşısındadır. Taraflarca bölgede gerilimi tırmandıracak, daha fazla kan akmasına yol açacak, sorunları daha da derinleştirecek her türlü adımdan imtina edilmesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze halkının yaşadıklarının son bulması, çatışmaların bir an önce durması ve gerilimin düşürülmesi için elinden geleni yaptığının, yapmaya da devam edeceğinin altını çizen Yenişehirlioğlu, “Bölgede kalıcı barış ve huzurun ancak meşruiyeti Birleşmiş Milletler kararlarına dayanan 1967 sınırlarında ve coğrafi bütünlüğe sahip, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması ve tüm dünya tarafından tanınmasıyla mümkün olacaktır.” dedi.

Diyarbakır Anneleri’nin 3 Eylül 2019’da başlattıkları evlat nöbetlerinin 5. yılı olduğunu hatırlatan Yenişehirlioğlu, beş yıldır sürdürülen oturma eylemine 366 ailenin katıldığını, bugüne kadar 46 ailenin, evladını terörün pençesinden kurtardığı bilgisini verdi.

Yenişehirlioğlu, çocuk yaştaki evlatları dağa kaçırılan “Terörü ve teröristi istemiyorum, evladımı istiyorum.” diyen Diyarbakır Anneleri’nin evlat ve vicdan nöbetinin tüm insanlığa yapılmış bir çağrı olduğunu kaydetti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx